|
Bilâl Mardinwrote:
Asl-ı hüzün...
Aslı hüzündür yaşamın gerisi yalancı bir yüz gerilmesi buna"gülmek"diyorlar ki ben gülmeyi yüzünde kaybettim oysa gamzelerinin her birinden diğerine bir cenneti katetmekti sana nazarım ne zaman düğümlense genzim o bildik yangınıyla kaçak tütünün işte böyle oturup ikimize birden çığlığı dinmeyen ağıtlar yazarım... ne yana dönsem uzun ve sıska bir matem gibi uzuyorum uzayan kaldırımları boyunca kendilisi olmadığım bir şehirde Susamışım adamakıllı akla ziyandır her merhabalaştığım dost damlası hayata ziyan ecel ikramı bir kâse zehirde... Yitik bir imzayım metruk raflarda tozlanan kocaman dosyalar içre çürümeye terkedilmiş dosta yazılan mektuplardan bir nüshanın izbe kırışığında Kaybolmuşum besbelli gidişinin ardından başındaki yazmanın motifinden kurtulan bir boncuk küçüklüğünde aksetmiyorum hüznüme yansıyan yıldızları bu denli ağlamaklı ayışığında... Bul beni ömrünce aradığın yetmesin bul beni varsın ağlar yanın beni hiç bir acının yüzü suyu hürmetine affetmesin.... Bul beni!... bulunduğum yerde bulunmaz belası oldum belaya doymaz başımın kurtar beni ellerimle boğazlanmaktan!... yoksa altından kalkamazsın bunca vebal ağırlığının naaşımın... Bilâl Mardin
2 days ago
|
|
|
Bilâl Mardinwrote:
yitik şair
I. Bakışlarımın boğum buğusu sıska bedenimin gölgesince incelip gidende ufka ağar kızıla çalan kederim ansızın sislenir karlı efkârlı dağbaşları bir düğüm düğümklenir ki genzim hıçkırıklarım yayılır camkırıkları gibi Yurdumun gözlerden uzak gönlüme yakın tenha vadilerinde Ne çok insan vurulmuştur çığlıkları yayılıp susmuştur her bir infazın sahipsiz sığınaksız vakitlerinde... Sellerce derelerce nehirlerce kopar gider göz yaşlarım dilimde esmer bir türkü titrer Kaç ömürdür süren ağıdıma yine kaldığım yerinden başlarım... Sesime dolanır hayâlimdeki sevgilinin saçları Sesimde susuz yağmursuz çıplak dağlarımın kayaları...otları...ağaçları... II. Güneş ufka çekilende son ışıklarını düşürür bir gülün kızıl kıyamet yapraklarına bir sevgilinin bir sevgiliyle vedalaşması gibi birer buseyle dokunur dallarından budaklarına Güneş ağlamaklıdır ışığı kanamaktadır dudaklarına... III. Olur da hani bir gün apansız zamansız öldüğüm çalınırsa kulaklarına dilin ilk hangi sözcüğe dönecek sesin ilk hangi şarkıya titreyecek dudağın hangi kelimeye tökezleyecek Ve ellerin ellerimsiz kaldıklarında varıp kimlerin kırılası ellerine değecek?... Dökülmekten artakalan saçlarımda ağaran bir hüznün kısa öyküsüdür seninle yaşadığımız Yitik bir ülkenin yitiklerinin yitiğiyim ve ne zaman ekmeğe ve aşka dair söylense ikisine adanmış mısraların adı-sanı duyulmamış şairiyim... Bilâl Mardin
Apr. 4
|
|
|
rojar wendawrote:
Destên min bigre yar deyne sîng a xwe
bera bi nermîn a tîn a te şabe bide ser çavên min xeml û rewş a xwe bizanibe îdin bêyî te nabe... Di xewnan de bejî carnan were yar bera nîgaş a min bi te şên bibe ew bejna xerzanî pitûmkan vede bi baran a hêsran ji nû şîn bibe... Çavên min bigre yar bi xeyal a xwe were li ber ba xe bejn û bal a xwe navê min navîne ji galgal a xwe ez bi te dibhurim meh û sal a xwe... Ji wan dûrîyên han wer bibe mêvan ramûsim yek caran ji baxê sêvan nede ber rûyên xwe filan û bêvan gez bikim ken ê te ji herdû lêvan... 27.11.2008 Rojar Wenda
Mar. 31
|
|
|
rojar wendawrote:
Jİ XWE WENDA
I. Were hêl a çepê!... were em hinek mijûl bin ji bo gavekê em bi hesibînin wendahîyên xwe wê kîja pênûs karibe binivîsîne wê kîja lênûsk hilîne buhayê hezkirineke wek ya me?... ma pêleke kefok a deryayê ye ku em wek derbikên çixatê bi ser ketîne?... ma bayekî gerok î sermayê ye ku em wek pelên zer ji şax filitîne bi ber ketine?... Xeyal a min yar!... wisa te dikêşim nav a xwe bi her hilmê re bihevre bûn a me jî li ber vê sivik dimîne tu zanibe ku nav ê te bi rasthatin jî ji stranekê dibhîsim girêkek girî tê xwe li zengerok a min dişidîne... min ne tenê kêlekek xwe lê her hêlên xwe wenda kir bi te re niha ez mîna termekî li ser pîyanim Xeyal a min yar!... bi vê rewş a xwe bi nebûn a te re nebûyî ji nebûyî ve ji xwe wenda me... Were hêl a çepê!... were em serên xwe li ser milên teht û zinaran dînin were em bi hev re kefen ê ku ji mere hatîye qusandin bi çirînin... II. Lo di bêjin"mêr nagirîn" min dev ji mêranîyê berdaye ji zû ve ye ez bi hêl a xwe ya mirov li te dişewitim ax yarê çend hezar caran eywax yarê! Îdin tiştekî ku bi şewite jî ne maye ku ez pêt bi pêt bi perpitim... Du hezkir bi ber çavêm dikevin li wan di nerim û dibêm Xwedêyo! çen dilop hêsir mîna zarokên giryan ji çavên min diflitin ber bi rûyên min ve di revin... Niha ez dibêm; ew keç û xort ez û tu bûna wê çi bibûya? kêm zêde minê te himbêz bikira dûv re wê dil ê min di qeyran a xwe de bi fûrîya... Xeyal a min yar! niha jî ez digrîm bi nivîsandi a xwe re şahidin ev tîpên ku datînim ji hezkirin a me re... Yên dema çûyîn a te Zarok bûn îdin her yek dibin bav û bapîr ji zarok û nevîyên xwe re... ev çi janeke domdar e ev çi birînek zengar e ev çi nexweşîyeke têr derd û xedar e... III. Tavek din divê ji bo şewitandin a deng ê min îdin nema debar dibe ku ji ser ê peya rêyekê li pêy çûn a te ya bê veger dinerin çavên min... Xeyal a min yar!... klam û stran Xeyal a min yar!... helbest û gotar têrê nakin kû ez te ji himbêz a dil ê xwe tev li girîyê azirî dînim û bugherim ber ê xwe... IV. Di bêjin dem derman ê her tiştîye were bi nere her diçe lawaz dibin gav û çavên min her reh a min a ku bi te re qetîya îdin jehr a mirinê di herikîne hinavên min Xeyal a min yar!... li te daxil dibin her girtinên çavên min û kel a girî dikeve ji dil ber bi ricf a lêvên min Û li dûv her dem a girîyêxwe bi vê rewş a xwe bi nebûn a te re nebûyî ji nebûyî ve ji xwe wenda me... 25.02.2009 Rojar Wenda
Mar. 28
|
|
|
Bilâl Mardinwrote:
KÜRDİLİHİCAZKAR
I. Kürdili hicazkar şarkılar sunuyorum yalnızlığıma görünen o ki;yalnızlık da benim kadar yalnızlık çekmekte belki de bu yüzden bir ömürdür bir baykuş uğursuzluğunca başucuma tünemekte... Bir kaç damla sökün eder gözlerimin hüzün renginden ve sakınır bakışlarım etrafımdakilerin gözlerinden bilmesinler diye kimseler her akşam üzeri nasıl bir sessizlik sarar beni ve nasıl bir işgal altındayım zerre zerre hücrelerimden... II. Yıldırıma uğrayan bir yaşlı çınar gibiyim uçsuz bucaksız bir sahra yerinde unutulmuş kurutulmuşum öylece ne tomurcuklarım patlar ilk yazlara doğrulanda ne serçeler sevişir üzerimde... Nasıl da özlemişim Bir zaman gölgeme çöken Yorgun ırgat türkülerini sırtını gövdeme veren ak sakallıların öykülerini Biliyorlarmıdır duyuyorlarmıdır görüyorlarmıdır ki bu mahcup sözlerin sahibi; bir daha görmek için yanmaya razıdır güneşlerde güneşlenen o esmer gülüşlerini... III. Kalbim azarmaktadır yine elim ermez ellerin sıcağını dilemektedir benden Nicedir Yusuf'un sınavında Eyyüb'ün sabrındayım İsavari bir çarmıhtadır beden... Namlulara gelesin kalbim! kör hançer paslarına! sen de bilmezmisin ki; bin kez ölüp dirilsem de yetişmem geri almaya hiç bir yitirdiğimi ne gelir ki inlesen de bu kırılası ellerimden?... IV. Bir savaşçının tüfek çatkını bakışlarına kandım ve ruhum kavganın halayına durdu saçlarım ağarıp eksilse dişlerim seyrelip dökülse ve gözlerim artık seçip görmese de Dilim hep o yasak ismin ilk hecesine vurdu... V. Saçlarının karanlığı yağmur öcesi bir rüzgarın efil ıslığını taşıyor ve her uyku öncesi gelip hayallerimin dağlarına çöllerine yağıyor... kanmam seni içmelere billur berrak damlalarından ne ki dirhem kadar kuru yanım kalmıyor... moraran ufuklarda uzaklık senin akmadığın bir iklime varıyor... VI. Sanki kıyametler kopmakta her kesin başında hiç birimiz bir diğerini görmüyor Her kes kendi yarasının acısına kapanmış her kes bencilliğine kapaklanmış kimse bir diğerine selam bile vermiyor Bir velveledir almış başını Ana bile anayken yavrusuna dönmüyor... VII. Ey dost!... ey dost!... seni çağırıyorum bırakıldığım ıssızlıktan Hangi zindanın izbe mahzenindesin? Kaç yıllardır robot gardiyanlar esaretinde? Unufak olmuş ki duvarlar boyu tutsaklık gözlerinin gözüpek cesaretinde... Ömrüm yetecek mi o güne varmaya o gün ki gözlerim değsin hasretine yumulduğum gözlerine sağırlığım yıkılsın körlüğüm yırtılıp yarılsın sesine gülüşüne o dost acısı sözlerine...
Mar. 27
|